20 Ekim 2016 Perşembe

seçmek zorunda kalsaydın

Bazen istemeden iki farklı yolun eşiğine geliriz ve birini mutlaka seçmemiz istenir. Kimimiz acı çekerek en faydalı olduğunu düşündüğü yolu seçer, kimimiz en az zararlı olanı ve bazıları gözlerini kapatır. Şimdi size gözlerinizi kapatma şansınızın olmadığı bir durumla karşı karşıya bırakıyorum...


Bir tramvaydasınız ve tramvayın vatmanı (tramvay sürücüsü) sizsiniz. Son süratle gidiyorsunuz ve sizin o saatte seferde olacağınızı tramvayın raylarının onarımında çalışan bütün işçiler biliyor. Aynı hızla biraz ilerlediğinizde o sırada orada olmaması gereken 10 işçinin rayların üzerinde çalıştığını farkettiniz. Tramvayın ulaştığı sürat nedeniyle durdurma şansınız yok. Tam o sırada normal geçiş güzergahınıza alternatif diğer bir yolu görüyorsunuz tek yapmanız gereken tramvayın yönünü sağa çevirmek. Ancak normalde geçiş güzergahınız olmayan o yolun üstünde  şişman iri yapılı bir adam görüyorsunuz. sadece bir adam. TRAMVAYIN YÖNÜNÜ SAĞA ÇEVİRİR MİYDİNİZ? ( o kadar hızlısınız ki hangi yolu seçerseniz seçin ölüm kaçınılmaz olacak)

-on kişi öleceğine bir kişi mi ölsün, on kişi o sırada orada olmamalıydı hepsinin canı cehenneme mi, ya da ben psikopatım ne olursa olsun on kişiyi ezerdim mi?


Hayat her zaman toz pembe seçenekler sunmaz ve öyle bir oyun oynar ki bize; neyi seçerseniz seç bir diğerinin pişmanlığını yaşarsınız. yukarıda öyle seçeneklerle karşılaştık ki, içimizdeki ses bize aynı durumu iki farklı cümleyle anlatarak bizi çaresiz bırakır:

-bir kişiyi öldürdüğünüzü değil, on kişiyi kurtardığınızı düşünün
-kendi hataları yüzünden orada olan işçileri değil de, hiçbir alakası olmayan suçsuz bir kişiyi öldürdüğünüzü düşünün. 

Şimdi başta bahsettiğim üçüncü seçenek yani gözlerinizi kapatma seçeneğini kullanabileceğiniz aynı olayın bir başka versiyonunu düşünün.

Vatman siz değilsiniz. Siz tramvayın geçeceği güzergah üstündeki bir köprüde yanınızda çok şişman iri yapılı bir adamla oturuyorsunuz. Tramvay son süratine ulaşmış geliyor, ve vatmanının o sırada içinde olmadığını fark ettiniz. Biraz ileride rayların onarımında çalışan on işçi gördünüz ve tramvay onların üstüne doğru geliyor. kurtulma şansları yok. ancak bir seçeneğiniz olduğunu fark ettiniz: eğer yanınızdaki adamı köprüden aşağıya yani tramvay yoluna iterseniz tramvay duracak on işçi kurtulacak sadece o adam ölecek. Adamı aşağıya iter miydiniz? Yoksa on kişinin ölmesini mi izlerdiniz?


''Adamı itmek çok acımasızca geldi diyorsanız bir küçük yumuşatma yapalım: Adam köprünün üzerindeki kapıya yaslanmış şekilde duruyor. Adamın düşmesi için tek yapmanız gereken kapının koluna sadece bir elinizle dokunup kapının açılmasını sağlamak.''


Adamın yerine kendinizi köprüden aşağıya atmak aklınıza geldi mi? gelmesin, çünkü tramvayı durduramayacak kadar zayıf olduğunuzu farkettiniz.

Aslında hikayenin birinci versiyonuyla ikinci versiyonu arasında çok fark yok, vicdanımız bize oynadığı oyunla iki durumun çok farklı olduğunu düşünmemizi istiyor. Halbuki cevaplar iki durumda da aynı:
1)Eğer faydacı yaklaşıp 10 kişi öleceğine 1 kişi ölsün derseniz iki durumda da 10 kişiyi kurtarabilirsiniz.
2)Eğer hiç alakası olmayan birini öldürmek doğru olmaz derseniz, iki durumda da 10 kişi ölür.


cevaplarınız, sizin kim olduğunuzu size biraz fısıldayacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder