Bazen
istemeden iki farklı yolun eşiğine geliriz ve birini mutlaka
seçmemiz istenir. Kimimiz acı çekerek en faydalı olduğunu
düşündüğü yolu seçer, kimimiz en az zararlı olanı ve
bazıları gözlerini kapatır. Şimdi size gözlerinizi kapatma
şansınızın olmadığı bir durumla karşı karşıya
bırakıyorum...
Bir
tramvaydasınız ve tramvayın vatmanı (tramvay sürücüsü)
sizsiniz. Son süratle gidiyorsunuz ve sizin o saatte seferde
olacağınızı tramvayın raylarının onarımında çalışan bütün
işçiler biliyor. Aynı hızla biraz ilerlediğinizde o sırada
orada olmaması gereken 10 işçinin rayların üzerinde çalıştığını
farkettiniz. Tramvayın ulaştığı sürat nedeniyle durdurma
şansınız yok. Tam o sırada normal geçiş güzergahınıza
alternatif diğer bir yolu görüyorsunuz tek yapmanız gereken
tramvayın yönünü sağa çevirmek. Ancak normalde geçiş
güzergahınız olmayan o yolun üstünde şişman iri yapılı
bir adam görüyorsunuz. sadece bir adam. TRAMVAYIN YÖNÜNÜ SAĞA
ÇEVİRİR MİYDİNİZ? ( o kadar hızlısınız ki hangi yolu
seçerseniz seçin ölüm kaçınılmaz olacak)
-on
kişi öleceğine bir kişi mi ölsün, on kişi o sırada orada
olmamalıydı hepsinin canı cehenneme mi, ya da ben psikopatım ne
olursa olsun on kişiyi ezerdim mi?
Hayat
her zaman toz pembe seçenekler sunmaz ve öyle bir oyun oynar ki
bize; neyi seçerseniz seç bir diğerinin pişmanlığını
yaşarsınız. yukarıda öyle seçeneklerle karşılaştık ki,
içimizdeki ses bize aynı durumu iki farklı cümleyle anlatarak
bizi çaresiz bırakır:
-bir
kişiyi öldürdüğünüzü değil, on kişiyi kurtardığınızı
düşünün
-kendi
hataları yüzünden orada olan işçileri değil de, hiçbir alakası
olmayan suçsuz bir kişiyi öldürdüğünüzü düşünün.
Şimdi
başta bahsettiğim üçüncü seçenek yani gözlerinizi kapatma
seçeneğini kullanabileceğiniz aynı olayın bir başka versiyonunu
düşünün.
Vatman
siz değilsiniz. Siz tramvayın geçeceği güzergah üstündeki bir
köprüde yanınızda çok şişman iri yapılı bir adamla
oturuyorsunuz. Tramvay son süratine ulaşmış geliyor, ve
vatmanının o sırada içinde olmadığını fark ettiniz. Biraz
ileride rayların onarımında çalışan on işçi gördünüz ve
tramvay onların üstüne doğru geliyor. kurtulma şansları yok.
ancak bir seçeneğiniz olduğunu fark ettiniz: eğer yanınızdaki
adamı köprüden aşağıya yani tramvay yoluna iterseniz tramvay
duracak on işçi kurtulacak sadece o adam ölecek. Adamı aşağıya
iter miydiniz? Yoksa on kişinin ölmesini mi izlerdiniz?
''Adamı
itmek çok acımasızca geldi diyorsanız bir küçük yumuşatma
yapalım: Adam köprünün üzerindeki kapıya yaslanmış şekilde
duruyor. Adamın düşmesi için tek yapmanız gereken kapının
koluna sadece bir elinizle dokunup kapının açılmasını
sağlamak.''
Adamın
yerine kendinizi köprüden aşağıya atmak aklınıza geldi mi?
gelmesin, çünkü tramvayı durduramayacak kadar zayıf olduğunuzu
farkettiniz.
Aslında
hikayenin birinci versiyonuyla ikinci versiyonu arasında çok fark
yok, vicdanımız bize oynadığı oyunla iki durumun çok farklı
olduğunu düşünmemizi istiyor. Halbuki cevaplar iki durumda da
aynı:
1)Eğer
faydacı yaklaşıp 10 kişi öleceğine 1 kişi ölsün derseniz iki
durumda da 10 kişiyi kurtarabilirsiniz.
2)Eğer
hiç alakası olmayan birini öldürmek doğru olmaz derseniz, iki
durumda da 10 kişi ölür.
cevaplarınız,
sizin kim olduğunuzu size biraz fısıldayacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder