Hareketin başka bir yerde yapılıp neticenin başka bir yerde meydana geldiği durumlarda suçun nerede işlenmiş olduğu sorunu karşımıza çıkıyor. Bu tür suçlara mesafe suçları denir.
Hareket Teorisi (bulunulan yer teorisi): Suç hareketin yapıldığı yerde işlenmiş sayılır. Çünkü fail iradesini hareketi yaptığı yerde ortaya koymuştur. Neticenin başka bir yerde gerçekleşmiş olması failin etkisi alanında olmayabilir.
Netice Teorisi: Suç neticenin gerçekleştiği yerde işlenmiş sayılır. Hareket neticeden bağımsız düşünülemez zira hareket tek başına bir önem taşımaz. Yasa koyucunun yasada belirttiği ihlal neticenin meydana geldiği yerde oluşur.
Karma Teori: İkisinin karışımı olarak düşünülebilir. Örneğin; Fail Amerikadan Türkiyede oturan bir adama bombalı kutu postalayıp gönderse ve kutu izmir havaalanında iken bulunsa fail haerketi Amerika'da yapmış olsa bile neticenin Türkiyede gerçekleşeceğini düşündüğü için teşebbüs suçunun işlendiği yer olarak Erzurum kabul edilecektir.
Hukuk sistemimizde karma teori benmsenmiştir. (TCK 8.)
Genişletilmiş hareket teorisinde suçu oluşturan hareketler farklı yerlerde icra edilmişse bu hareketlerden en önemlisinin yapıldığı yer suçun işlendiği yer olarak kabul edilir.
Aralıksız ve yakın neticenin meydana geldiği yer teorisinde neticeye en yakın hareket nerede yapılmışsa suç orada işlenmiş kabul edilir.
15 Mayıs 2017 Pazartesi
14 Mayıs 2017 Pazar
CEZA HUKUKU İŞLENEMEZ SUÇ KAVRAMI
Failin işlemek isteyip ancak kullandığı araçların suçu işlemeye elverişsiz olması ya da suçun maddi konusunun bulunmaması durumunda ''işlenemez suç'' kavramı ortaya çıkar. Suça teşebbüsün ''elverişli hareket'' şartına benzer. (suça teşebbüs şartları: kast, icraya başlama, elverişli hareket, suçun tamamlanmaması) İşlenemez suç, hayal suç ile karıştırılmamalıdır. ''Hayal suç''ta var zannedilen suçun kanunda tanımı yoktur ancak işlenemez suçun tanımı yasada yapılmış fakat suç elverişsiz araç ve konunun yokluğu nedeniyle oluşamaz durumdadır.
İşlenemez Suç cezalandırılmalı mıdır?
-Subjetif teori: Suç kastı ortaya çıkmıştır. Neticenin kullanılan araçlar elverişli olduğu halde oluşmaması ile araçların elverişsiz olması olması sonucu oluşmaması arasında hiçbir fark yoktur.* Fail aracın elverişli olduğuna inanmıştır. Failin iradesi suç işlemeye yöneliktir ve cezalandırılmalıdır.
-Objektif teori: Failin sadece suç işleme kastına sahip olması hukuka aykırılığa sebep değildir. Hareketin yasada korunan değere zarar vermiş veya onu tehlikeye düşürmüş olması gerekir.
Benim fikrime göre; işlenemez suçta her ne kadar araç elverişsiz olsa ve konu bulunmasa bile suç işleme iradesi dış dünyaya yansır ve toplumu etkileyici bir hal alır. Teşebbüs cezası ile cezalandırmak yerinde olur. Doktrinde teşebbüs olmasa da en azından güvenlik tedbirleri alınmasında karar belirtenler çoğunluktadır.
Elverişsiz Araç
Subjektif Teori: Failin durumu göz önüne alınır. Keskin bir bıçak bir adamı yaralamak için elverişli kabul edilir. Ancak fail bıçağı tutmayı ve kullanmayı bilmiyorsa objektif olarak elverişli olan bıçak subjektif olarak elverişssizdir.
Objektif Teori: Failin kullandığı araç neticeyi asla meydana getiremeyecek düzeydeyse mutlak elverişsizdir. Örneğin; yüzünü yaralamak istediği kişiye kezzap yerine su atılması. Nispi elverişsizlikte ise araç istenen netice için uygundur ancak miktar, kullanış şekli vb. gibi şartlar oluşmamıştır. Örneğin etkili bir zehirle öldürmek isterken yanlışlıkla daha az etkili bir zehir kullanmak. Burada teşebbüs cezası uygulanır.
Konunun Yokluğu
Subjektif ve objektif teori aynen elverişsiz araç başlığında olduğu gibidir. Objektif teorinin mutlak yokluk yaklaşımına örnek olarak, ölmüş kişiyi zehirleyerek öldürmeye çalışmak verilebilir. Nispi yokluğa ise failin mağduru tuvalette sandığı için tuvalet kapısına ateş etmesi ancak mağdurun 5 dakika önce oradan ayrılmış olması örnek gösterilebilir. Aynı şekilde nispi yoklukta teşebbüs cezası verilmelidir.
İşlenemez Suç cezalandırılmalı mıdır?
-Subjetif teori: Suç kastı ortaya çıkmıştır. Neticenin kullanılan araçlar elverişli olduğu halde oluşmaması ile araçların elverişsiz olması olması sonucu oluşmaması arasında hiçbir fark yoktur.* Fail aracın elverişli olduğuna inanmıştır. Failin iradesi suç işlemeye yöneliktir ve cezalandırılmalıdır.
-Objektif teori: Failin sadece suç işleme kastına sahip olması hukuka aykırılığa sebep değildir. Hareketin yasada korunan değere zarar vermiş veya onu tehlikeye düşürmüş olması gerekir.
Benim fikrime göre; işlenemez suçta her ne kadar araç elverişsiz olsa ve konu bulunmasa bile suç işleme iradesi dış dünyaya yansır ve toplumu etkileyici bir hal alır. Teşebbüs cezası ile cezalandırmak yerinde olur. Doktrinde teşebbüs olmasa da en azından güvenlik tedbirleri alınmasında karar belirtenler çoğunluktadır.
Elverişsiz Araç
Subjektif Teori: Failin durumu göz önüne alınır. Keskin bir bıçak bir adamı yaralamak için elverişli kabul edilir. Ancak fail bıçağı tutmayı ve kullanmayı bilmiyorsa objektif olarak elverişli olan bıçak subjektif olarak elverişssizdir.
Objektif Teori: Failin kullandığı araç neticeyi asla meydana getiremeyecek düzeydeyse mutlak elverişsizdir. Örneğin; yüzünü yaralamak istediği kişiye kezzap yerine su atılması. Nispi elverişsizlikte ise araç istenen netice için uygundur ancak miktar, kullanış şekli vb. gibi şartlar oluşmamıştır. Örneğin etkili bir zehirle öldürmek isterken yanlışlıkla daha az etkili bir zehir kullanmak. Burada teşebbüs cezası uygulanır.
Konunun Yokluğu
Subjektif ve objektif teori aynen elverişsiz araç başlığında olduğu gibidir. Objektif teorinin mutlak yokluk yaklaşımına örnek olarak, ölmüş kişiyi zehirleyerek öldürmeye çalışmak verilebilir. Nispi yokluğa ise failin mağduru tuvalette sandığı için tuvalet kapısına ateş etmesi ancak mağdurun 5 dakika önce oradan ayrılmış olması örnek gösterilebilir. Aynı şekilde nispi yoklukta teşebbüs cezası verilmelidir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)